Profile bak

Gözden Kaçmasın #10

Tevfik Uyar
Tevfik Uyar
On adet parmağa sahip bir tür olduğumuz için “10” sayısı bizler için önemlidir. Yaygın kullandığımız matematiğin 10 tabanında olmasının sebebi de tamamen biyolojimizden kaynaklanıyor. Bu yüzden onuncu sayıya ulaşmayı da bir kilometre taşı olarak görmekte bir beis görmüyorum :) Bu arada kilometrenin de “taş” ile işaretlenmesi, ya da daha doğrusu kilometrenin varlığının sebebi metrenin 10'un 3. kuvveti olması (kilo = “bin”). 10 ve kuvvetleri bir ilerlemenin kalıcı ve kararlı olmasını ifade etmek için her daim kullanılıyor. O yüzden onlar, yüzler, binler kutlanıyor!
Her neyse… Onuncu haftadan hepinize merhaba :)

Birkaç haber
480p yayın yapan atomlar
480p yayın yapan atomlar
Video oynatan atomlar
Küçük cam bir kaptaki rubidyum atomlarını analog video sinyallerini oynatabilen bir alıcıya çevirmişler! Bu şu anlama geliyor: Yakında “elektronik” temelli olmayan, düşüp kırılmasından korkmayacağımız, hem küçük hem de sağlam cihazlar yapılabilir. Mekanizma, bildiğimiz atom ve moleküllerin lazer atımlarıyla gerdirilerek 1000 misli uzatılabileceğiyle ilgili bir buluşa dayanıyor (Rydberg atomları). Rydberg atomlarının kuantum hesaplamada bugünkü transistörler gibi “mantık kapıları” işini de göreceği düşünülüyor.
Evrende “tuhaf” bir şeyler oluyor
Büyük patlamanın keşfinden beridir, evrenin patlama sonrası genişleme hızının ne olduğuyla ilgili kuramlar sürekli değişiyor. Hubble Uzay Teleskobu'nun son bulgularına göre “evrenimizde tuhaf şeyler oluyor”. Astronomlara göre evrenin şu anki genişleme hızı megaparsek başına saniyede 67.5 kilometre olmalıyken, son gözlemlerdeki ölçümler 73 olduğunu gösteriyor. NASA'lı araştırmacılara göre bu tuhaflık hiç bilmediğimiz yeni fizik ilkelerinden kaynaklanıyor olabilir (ya da bir ihtimal simülasyon bizimle dalga geçiyor :P).
Atlar ve domuzlar insan komutlarındaki duyguyu anlayabiliyor
Kopenhag Üniversitesi ve ETH Zürih'in birlikte yürüttüğü araştırmada evcil atların, evcil domuzların ve yaban atlarının insan seslerindeki negatif ve pozitif duyguları ayırt edebildiğini deneyle ortaya koymuş. Bildiğiniz üzere at binicileri zaten atların insanlarla iyi iletişim kurabildiğini iddia ederler. Yine bildiğiniz üzere Türkler de atlara en az insan kadar önem atfetmişler ve atların sahipleriyle iletişim kurduklarını ve hatta “sahibinin huylarını aldığını” iddia etmişlerdir (Hatta ve hatta eski Türkler sadece atların insanlarla aynı ruhtan olduğuna inanıyorlardı - Kaynak: Ziya Gökalp). Araştırma atların bu becerilerini davranışsal deneylerle ortaya koyarken, aynı zamanda bazı hayvanların insanlarla birlikte evrim geçirerek, insanlarla iletişim kurabilir hale geldiklerini öne süren kuramları desteklemiş oldu.
Paylaşmasam olmaz
1930, Bursa, İnegöl
1930, Bursa, İnegöl
Yukarıdaki fotoğraf, 1930 yılında Bursa'nın İnegöl ilçesinde bugünkü Türk Hava Kurumu olan Türk Tayyare Cemiyeti'nin astığı bir afiş. Afişin mesajı belli: Hava kuvvetleriniz kuvvetli değilse, tıpkı çatısı olmayan bir ev gibi, gökten gelen her şeye karşı savunmasız ve açık olursunuz! Bu düşüncenin sahibi şüphesiz o dönemde havacılığa verdiği önemi başka söylemleriyle de sürekli vurgulayan Mustafa Kemal Atatürk.
Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin uçak üretme macerası hem karmaşık hem de üzücüdür. Uçak maceramızın sona erişiyle ilgili bugün siyasi kutuplar sürekli olarak birbirlerini suçlamaktadırlar. Oysa bu “suç” tek bir siyasi kutba ait değildir. Atatürk'ün vefatını takip eden yıllarda bürokrasinin yabancı şirketlerle olan ilişkileri ve siyasi kayırmacılık/düşmanlık gibi nedenlerle uçak üretme kabiliyetimizi peyder peye kaybetmişiz.
Eğer meraklıysanız, bu konuyla ilgili iyi hazırlanmış bir kaynağı sizinle paylaşmak isterim.
Mustafa Kemal’in Uçakları – Türkiye’nin Uçak İmalat Tarihi (1923-2012) | Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Geçmişten notlar...
Bilim ve Teknik, Sayı 43 (Haziran 1971)
Bilim ve Teknik, Sayı 43 (Haziran 1971)
Yukarıdaki yazı şu an hepimizin evine çekilmiş olan “yepyeni” bir teknolojiyi, Fiber Optik teknolojisini anlatıyor :) Hepimizin haşır neşir olduğu teknolojinin “Köşeleri Dönen Işık!” başlığıyla bir mucize gibi aktarılması, sizde de bir tebessüm yaratıyor mu?
Telif ve etik nedenlerle yazının tamamını paylaşamıyorum maalesef ama paylaştığım kadarından da görülebileceği üzere bu teknolojinin ilk kullanım alanları spesifik olarak bilim ve tıp… Yazının sonundaysa bu teknolojinin ultraviyole için olan muadillerinin “yakında endoskopik görüntülemede” kullanılabileceğinden bahsediyor; ki bildiğim kadarıyla bugün tam olarak da böyle.
Bilim ve teknolojinin ilerleyişi ve hayatımızda yarattığı değişikliklerin izlerini geçmişten bu yana sürmek gerçekten de harika hisler uyandırıyor!
Sussam gönül razı değil
Tom Gauld: "Buraya gel! İstediğini biliyorsun!"
Tom Gauld: "Buraya gel! İstediğini biliyorsun!"
Bilimkurgu Kafası, Destekli Sallamak, Şanslı Olmak…
2020 yılının Haziran ayında yayımladığımız Rassal Yürüyüş podcastinin 12. bölümünün sonunda Bager Akbay bana “sıradaki krizimiz ne olacak?” diye sorduğunda ben “savaş olacak” demiştim. Rusya-Ukrayna savaşı bu “kehanetimi” doğruladı… Bager'in düşüncesiyse “Güneş Fırtınası” idi… İlginç bir şekilde bugün araştırmacılar da önceden öngörülemeyecek türde güneş fırtınası atakları olabileceğini söylüyorlar. Umarım Bager de haklı çıkmaz çünkü böyle bir güneş fırtınası iletişimi felç edeceğinden insanlık ne olduğunu anlayamayabilir ve ortaya çıkan panikle birlikte toplumsal sözleşme çok hızlı bir şekilde bozulabilir…
Bu tür öngörü girişimleri elbette yıldızlara ya da küreye bakarak yapılmadığı için, yine birer spekülasyon olmakla birlikte, bilimin izin verdiği ölçüde “destekli” spekülasyonlar olarak adlandırılabilir. Benim savaş tahminimin ardında pandemi dolayısıyla yavaşlayan ekonomi, artan milliyetçilik, ulusal sınırların öneminin artması (sınırları kevgire dönen bizim ülkemiz hariç), pandemi gibi kapanmaya zorlayıcı durumlarda kendi enerji kaynaklarına sahip olmanın, kendi kendine yetmenin öneminin anlaşılması ve buna dayalı ulusal stratejilerin öne çıkması gibi bazı gözlemlerim vardı. Mevcut verileri değerlendirerek geleceğe dönük bir “tahmin” yapmak ve buna göre plan yapıp tedbir almak türümüzü diğer canlılardan ayıran bilişsel bir beceri zaten…
Bilimkurgu yazarları da aslında mevcut bilimsel ve toplumsal gelişmelere bakarak geleceğe yönelik “destekli” spekülasyonlar yapmaya çalışır. Elbette bunu bir hikayeyle yaparlar. Öngörülerin destekli olması illa ki gerekmiyor; bilimkurgu yazarlarının böyle bir misyonu yok ama ayaklarının yere basması eserin ikna ediciliğini artıracağından iyi bilimkurgu yazarları bilimsel bilgiden ve toplumsal kuramlardan uzaklaşmak istemezler. Tabii bu tür her öngörünün gerçek olacağını iddia edemeyiz. Olmayanları unutuyor ve olanları hatırlıyoruz. Yani şansın da payı var.
Nitekim 2014 yılında yazdığım ve Tek Kişilik Firar adlı kitabımda da yer verdiğim Çelınçbuk adlı öykü, sosyal medyanın ve sosyal medyaya dayalı gelir modellerinin gidişatıyla ilgili yaptığım öngörülere dayanıyordu. Öykümde adamın biri, canlı internet yayınında belli bir bağışa ulaşması karşılığında komşusunu öldüreceğini vaat ediyordu. Geçen hafta New York'ta 10 kişiyi öldüren Payton Gendron'un katliamını Twitch'te canlı yayınlaması aklıma kaçınılmaz olarak bu öykümü getirdi. Aslına bakarsanız Çelınçbuk'a benzeyen ilk olay bu değil. Daha önce de (Aralık 2020) gerizekalının biri Youtube'da 1000$ bağış karşılığında hamile kız arkadaşını balkona kapatıp ölümüne neden olmuştu.
Geçen hafta da Voyager 1'in garip veriler göndermeye başladığıyla ilgili bir haber gördüm.
UMARIM YÜZ ELLİ ADLI ÖYKÜM DE GERÇEK OLMAZ :)
Duyurular
Son derece kısa bir duyurum var: Yayıncımla “Safsatalar 2” için anlaşmaya vardık… Ülkede malzeme bol :) Ama artık uzun uzun oturmamı engelleyen bir sağlık problemim var. Bir çözüm bulmaya çalışacağım.
Devamı...
Bir haftayı daha geride bıraktık! Yenisi yayımlandığı zaman bu bülteni e-posta olarak almak isterseniz şu formu kullanarak abone olabilirsiniz.
Elbette sevdikleriniz de okusun istiyorsanız, onlara da aynı tavsiyede bulunabilir ya da bu bülteni -e-posta ile aldıysanız- onlara iletebilirsiniz.
Hepinize iyi haftalar diliyorum.
Bu konuyu sevdin mi? Evet Hayır
Tevfik Uyar
Tevfik Uyar @tevfik_uyar

Bilim(+kurgu) Yazarı & Bilimsel Şüpheci, PhD. @HBT_Dergi @Yalansavar / @AcikBilim.

Abonelikten çıkmak için buraya tıkla.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buraya.
Created with Revue by Twitter.
Istanbul