Profile bak

Gözden Kaçmasın #7

Tevfik Uyar
Tevfik Uyar
Dyson Küresi'nden yeniden merhaba! Geçtiğimiz hafta sizlerle şu formupaylaşmış, bana görüş ve önerilerinizi iletmenizi istirham etmiştim. Bunu yapan bülten abonelerimiz sayesinde hem daha çok motive oldum, hem de bültenin spam kutusuna düşmekte ısrarcı olduğunu anlamış bulundum. Bu hafta bültenin gönderim adresini değiştirdim. Umarım spam'e düşme problemini çözebilmişimdir (bugün gün sonunda anlayacağımı umuyorum). İçerik önerilerini de dikkate aldığımı bilmenizi isterim. Form hala açık ve hep açık olacak.
İlave bir not olarak, artık bültende elimdeki bilim dergisi arşivinden paylaşımlar yapacağım “Geçmişten Notlar” diye bir başlık daha var!
İyi haftalar dilerim.

Birkaç haber
Parkinson hastalığı hakkında önemli keşif
Hücre ölümü sonucunda Parkinson hastalığına sebep olan beyin hücresi tipi nihayet tanımlanmış. Hastalığın beyindeki kara maddede (Substantia nigra) giderek işlevini kaybeden beyin hücrelerinden kaynaklandığı biliniyordu ancak tam olarak hangi hücre tiplerinin dopamin sinyallediği bilinmiyordu. Sonuçları Nature'da yayımlanan çalışma, ölümünden sonra bilimsel araştırma için beyinlerini bağışlamayı kabul eden 8'i sağlıklı, 10'u ise Parkinson ve Lewy demansına sahip on sekiz dönör sayesinde gerçekleşmiş. Elbette bu keşif, Parkinson tedavisine yönelik önemli bir kilometre taşı anlamına geliyor.
Güneş kremleri mercan resiflerine zarar veriyor
Homo sapiens olarak varlığımızın ekolojik sistemin diğer üyelerine zarar verdiğine şüphe yok ama bunu daha başka nasıl şekillerde yaptığımızı araştırdıkça anlıyoruz. Science dergisi kapağını güneş kremlerimizin mercan resifleri için nasıl bir zehire dönüştüğünü keşfeden araştırmaya ayırmış. Güneş kremlerinin ortak bileşenlerinden biri olan oksibenzon mercan resiflerini mesken tutan deniz şakayıkları tarafından ölümcül bir zehre dönüştürülüyormuş.
Paylaşmasam olmaz
15 Sorting Algorithms in 6 Minutes
15 Sorting Algorithms in 6 Minutes
Sıralama algoritmaları
Programlamayla ilgilenenler “sıralama” fonksiyonlarına aşinadır (sort()). İlgilenmeyenler ise muhakkak Excel'de bir sütunu “küçükten büyüğe” veya “büyükten küçüğe” sıralamıştır. Aslında bu basit görünen işlemin “nasıl daha verimli olacağı” tarihsel bir problemdir. Sayı diziniz küçükken hangi sıralama algoritmasının kullanıldığının pek bir önemli yoktur. 100 tane sayıyı büyükten küçüğe sıralamak için gereken zaman algoritmadan algoritmaya değişiklik göstermez. Ancak sayı dizisi büyüdükçe ne kadar bekleyeceğiniz ciddi bir problem haline dönüşmeye başlar.
Yukarıdaki Youtube videosu çeşitli sıralama algoritmalarının performanslarını görselleştirerek (ve ses efektleriyle) sunuyor. Konuyla alakalı olmasanız bile -naçizane- ilginizi çekeceğini düşünüyorum.
Geçmişten notlar...
Koleksiyoncu ve arşivci kişiliğimden çok çekmedim değil… Ama elimde Bilim ve Teknik dergisinin orijinal ilk 100 sayısıyla, sürüsüne bereket eski orijinal National Geographic dergileri var. Belli bir yıla gidip, o yılın bilimsel bakış açılarını görmek, bilimsel heyecanlarını duymak ve beklentilerini hissetmek muazzam. Bu bülten dahilinde bu hobimi de sizlerle paylaşmak istiyorum ama gerek telif hakkıyla ilgili sebepler, gerekse de uzun tutmamak amacıyla bunu çok küçük parçalar halinde yapacağım.
Örneğin aşağıdaki resim Ağustos 1970 tarihli 33. sayıdan:
Bilim ve Teknik, Sayı 33, Ağustos 1970
Bilim ve Teknik, Sayı 33, Ağustos 1970
Bilim gazetecisi ve yazar Renaud de la Taille'den alınan yukarıdaki yazı Venüs ve Mars'a gönderilen yüzey araçlarının henüz hedeflerine ulaşmadığı tarihten. 17 Ağustos 1970'de Sovyetler tarafından Venüs'e gitmek üzere Venera 7 fırlatılmıştı (15 Aralık'ta Venüs yüzeyine ilk yumuşak inişi gerçekleştirecek) ama o tarihte Mars yolunda olan bir yüzey aracı olmadığı için yazarın hangi Mars görevini kastettiğini bulamadım… Neyse… Her şey bir yana; bugün bildiklerimizi bilmediğimiz bir dönemdeki beklentiler ne hoş değil mi? Bilhassa da “hayat yalnız yer yüresinde mi var?” sorusu hala ne kadar canlı!
Sussam gönül razı değil
Sputnik Türkiye
NASA uzaylıları cezbetmek için uzaya çıplak insan resmi gönderecek
https://t.co/r9t7vJi0vI https://t.co/l0No71wRet
Sputnik Tükiye'nin yukarıda attığı akıllara zarar Tweet ve tweetin bahsettiği akıllara zarar haberden bahsetmek istiyorum bu hafta.
Şu an bağlantıda bulunan haber güncellenmiş, düzgün bir Türkçeyle kaleme alınmış ve Stephen Hawking'in daha önceki söylemlerine de atıfta bulunarak zenginleştirilmiş; ama bu güncelleme öncesindeki hali “ABD basınında yer alan haberlere göre…” ile başlayıp, ne anlattığı belli olmayan bir kaç cümle ile devam edip, sonrasında da “Fun Fact” (Komik Gerçekler) paylaşan bir Twitter hesabının hatalı yorumuyla bitiyordu. Twitter için aldığım ekran görüntüsü haberin önceki halinden:
Anlayabilen varsa beri gelsin...
Anlayabilen varsa beri gelsin...
Peki nedir işin aslı? 11 bilim insanı, 1974'te gönderilen Arecibo mesajı bir mesajın nasıl olması gerektiği konusunda kafa patlatmışlar ve gelecekteki olası gönderimlerde kullanılması için yeni bir mesaj hazırlamışlar. Bu mesajda neyin yer alması gerektiği (bizi, kültürümüzü, mevcut bilimsel bilgilerimizi) ve bu bilgilerin nasıl “evrensel bir formda” sunulabileceği ile ilgili argümanlarını sunmuşlar. Yukarıdaki resim de çift sarmal genetik materyale sahip olduğumuz, eşeyli ürediğimiz, eşeyli üreme amacıyla organlarımızın farklılaştığı ve iyi biyolojik cinsiyete sahip olduğumuzu anlatıyor. Haberi hazırlayan kişinin bilmediği şeyse, bu resmin zaten 1972'de gönderilen Pioneer 10 ile birlikte gönderilen plakta yer alıyor olması. O resimde DNA sarmalı yoktu. Fark edeceğiniz üzere resme gelen güncelleme DNA ve kadının da insanlığı temsilen erkekle eşit bir konumda olup onun da elini kaldırıyor olması. Ancak haberin güncel halinde bile hala “NASA'nın bu çok çok çok orijinal resmi göndermeye hazırlanması” bilgisi var (Orijinal değil bir… İkincisi: Bilim insanlarının henüz preprint olarak yayımladıkları bir fikir… NASA planı değil.)
Pioneer 10 plağındaki görsel.
Pioneer 10 plağındaki görsel.
Aklıma gelmişken… Uzaya ışınla gönderilen mesajların ilki Arecibo mesajı hakkında Bahadır Ürkmez'in Açık Bilim'de yazdığı şu yazıyı da okumadan geçmeyin derim.
Duyurular
Türkiye'de Fantastik, Bilimkurgu ve Korku türlerinde eserler veren sanatçıları bir araya getirmek üzere 2011 yılında kurulan FABİSAD‘ın (Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği) son olağan genel kuruluyla seçilen yeni yönetiminde yer aldım. Derneğin yeni başkanı Barış Müstecaplıoğlu olurken, yeni yönetim kurulu da Özlem Ertan, Tevfik Uyar, Sabri Gürses, Hamit Çağlar Özdağ, Yiğit Değer Bengi ve Merve Çay'dan oluştu. 
Devamı...
Bir haftayı daha geride bıraktık! Yenisi yayımlandığı zaman bu bülteni e-posta olarak almak isterseniz şu formu kullanarak abone olabilirsiniz.
Elbette sevdikleriniz de okusun istiyorsanız, onlara da aynı tavsiyede bulunabilir ya da bu bülteni -e-posta olarak aldıysanız- iletebilirsiniz.
Hepinize iyi haftalar diliyorum.
Bu konuyu sevdin mi? Evet Hayır
Tevfik Uyar
Tevfik Uyar @tevfik_uyar

Bilim(+kurgu) Yazarı & Bilimsel Şüpheci, PhD. @HBT_Dergi @Yalansavar / @AcikBilim.

Abonelikten çıkmak için buraya tıkla.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buraya.
Created with Revue by Twitter.
Istanbul