Profile bak

Gözden Kaçmasın #8

Tevfik Uyar
Tevfik Uyar
Yeni bir haftadan sizlere merhaba. Spam'e düşme sorununu çözeceğini düşünerek gönderim adresini “getrevue.co” uzantılı olacak şekilde yeniden düzenlemiştim ama anladığım kadarıyla durumu daha beter hale getirmiş. Bu sebeple bu haftaki bülten sizlere yine @tevfikuyar.com uzantılı adresten gelecek. Umarım bu sorunu kalıcı olarak çözmenin bir yolu olur. Keyifli okumalar diliyorum.

Bu haftaya çok büyük bir keyifle tercüme ettiğim ve nihayet raflarla buluşan “Gelecek Nasıl Gelecek” kitabının duyurusuyla başlamak istiyorum.
Bildiğiniz üzere çeviri benim için bir gelir kaynağı olmaktan ziyade “sevdiğim kitabı Türkçeye kendi üslubumla kazandırmak” anlamına geliyor. Bugüne dek Türkçeye çevirdiğim kitaplar hep sevdiğim ve zevkle okuduğum kitaplar oldu. Son derece başarılı bir bilim yazarı olan teorik fizikçi Jim Al-Khalili'nın bu kitabını özellikle çevirmek istedim.
domingo yayınevi
Jim Al-Khalili'nin zaman makinesine hoş geldiniz.Philip Ball,Lewis Dartnell gibi alanında söz sahibi isimler, @jimalkhalili’nin davetiyle önden gidip keşfe çıkarak insanlığın hayli olası yarınına ışık tutuyor.Gelecek Nasıl Gelecek @tevfik_uyar çevirisiyle Perşembe raflarda,bugün> https://t.co/RjOceFNl0h
Eğer gelecek konusu ilginizi çekiyorsa, her biri alanındaki önemli bilim insanlarından derlenen bu seçkin makaleleri mutlaka okuyun derim.
Diğer çevirilerimi de hatırlatmak isterim (çevirdiğim sırayla):
  • İrrasyonel, Stuart Sutherland (5. baskıdan itibaren) - Domingo
  • Yalancılar ve Sahtekârlar Ansiklopedisi, Roelf Bolt - Domingo
  • Başkalarının Aklı, Tali Sharot - Domingo
Birkaç haber
Ay toprağında bitki yetiştirildi
Florida Üniversitesi'nden araştırmacılar Apollo 11, 12 ve 17'te toplanan Ay toprağında bitki yetiştirmeyi başardılar. NASA'dan aldıkları sadece 12 gramlık ay toprağında “fare kulağı teresi (Arabidopsis thaliana)” yetiştiren Anna Lisa-Paul, Stephen Elardo ve Robert Ferl adlı araştırmacılardan Paul ve Ferl, uzayda bitki yetiştirmek denince akla gelen ilk isimler. Bugüne dek yörünge altı uçuşlarda, uzay mekiklerinde ve Uluslararası Uzay İstasyonu'nda yapılan bitki yetiştirme çabalarında da yer aldılar. Bu son deneme, Paul ve Ferl'in son 11 yılda ay toprağında bitki yetiştirmek için üçüncü girişimleri. Fare kulağı teresi seçmelerinin nedeniyse, bu bitkinin tüm gen haritasının biliniyor olması. Erişime açık olan makaleden de görebileceğiniz üzere, bitkiler ay toprağına tuz, metal ve reaktif oksiken moleküllerine tepki verirken ifade ettikleri genleri ifade etmişler. Yeniden insanlı Ay seferleri hedefleyen Artemis programı kapsamında Ay'da besin ve oksijen amaçlı bitki yetiştirme araştırmaları da amaçlanıyor.
Depremin büyüklüğü ve yerini anında bilen yapay zeka
Sismik dalgalar yerine depremin dünyanın yerçekimsel alanında yarattığı değişikliklere dayanan yeni bir ölçüm tekniği, depremin büyüklük ve yerini “çok daha anında!” (maalesef öncesinde bilmek hala mümkün değil) tespit edebilme potansiyeline sahip. Işık hızında ilerleyen “elastogravite” dalgaları sismik dalgaların yanında çok sönük olacağından bugüne dek bu dalgaların tespit yapmada kullanılamayacağı düşünülmüş; ama araştırmacıların beyan ettiğine göre, bu dalgalar yapay zekaya öğretilince işler değişmeye başlamış. 2011'deki Japonya depremini eğitim seti olarak kullanan araştırmacılar, geliştirdikleri teknikten umutlu.
Havacılık sektörü hedeflerine ulaşmada sınıfta kaldı
İklim değişikliği hakkında faaliyet gösteren Possible inisiyatifinin hazırladığı araştırma raporuna göre, geçtiğimiz 20 yılda havacılık sektörü oyuncuları belirlediği 50 hedeften sadece birini yerine getirebilmiş. Dahası, çoğu firma belirlediği hedefleri daha sonra değiştirmiş (ya da tamamen vazgeçmişler). Havayoluyla seyahat insan üretimi karbondioksitin %2 ila %3'ünden sorumlu ve pareto kuralı havacılıkta da hemen hemen geçerli: Tüm uçuşların %70'i, insanların %15'i tarafından yapılıyor. Yakıt kaynaklı sera gazları dolayısıyla da iklim değişikliğine olan katkısı hep gündemde. Raporun tamamına ulaşmak için tıklayın.
Paylaşmasam olmaz
Üniversite son sınıfta mıydım? Yoksa sonraki yılda mıydı? Hiç hatırlamıyorum ama beni en çok etkileyen fenomenlerden biri Conway'in Hayat Oyunu olmuştur.
Conway'in Hayat Oyunu, basit kurallardan nasıl karmaşık yapılar çıkabileceğini zahmetsizce gözler önüne seren bir “hücresel otomat”. Dilerseniz önce Şu bağlantıya tıklayarak bir kaç deneme yapın… Ben de size aşağıda neler olup bittiğini izah edeyim:
Dolu (canlı) veya boş olabilen hücrelerden oluşan basit bir ızgara üzerinde aşağıdaki kuralların çalıştığını düşünün:
1.   İkiden az canlı komşuya sahip her hücre ölür. (Yalnızlıktan)
2.   İki ya da da üç canlı komşuya sahip hücre yaşamına devam eder. (Varkalım)
3.   Üçten fazla komşuya sahip canlı hücre ölür. (Kalabalıktan)
4.   Net olarak üç canlı komşuya sahip boş hücrede yeni bir canlı ortaya çıkar. (Üreme)
Bu basit kurallar ne kadar kompleks yapılar ortaya çıkarabilir? Ziyadesiyle! Öncelikle bazı sabit şekillerin oluştuğunu ya da sonsuza kadar çalışan bir takım hareketli veya hareketsiz “osilatörler” ortaya çıktığını söyleyeyim…
Pulsar (Hareketsiz Osilatör)
Pulsar (Hareketsiz Osilatör)
Pulsar Silahı (Hareketli Osilatör)
Pulsar Silahı (Hareketli Osilatör)
Ama daha büyükleri de var. Konu ilginizi çektiyse zamanında Açık Bilim'de yazdığım şu yazıya göz atabilirsiniz.
Ayrıca Dünya'nın her yerinden bir sürü insan her yıl Conway Hayat Oyunu ile çok büyük yapılar oluşturmaya çalışıyorlar. İşte size Youtube'den bulduğum bir örnek.
Game of Life - Universal Turing Machine
Game of Life - Universal Turing Machine
Geçmişten notlar...
"Naylon" seralar bilim gündeminde
"Naylon" seralar bilim gündeminde
Bugün hemen her yerde görebileceğimiz “plastik seracılık” faaliyetleri Bilim ve Teknik, Aralık 1970 sayısında haber olabilecek kadar yeni. Seracılığın tarihi 16. yüzyıla kadar dayansa da genelde cam yapılarda gerçekleştiriliyordu. 1960'lardan sonra polietilen (naylon dediğimiz) yapı ucuzlayıp yaygınlaşınca sera uygulamalarında “plastik örtülere” geçildi. Yukarıdaki haberin değer taşıması da bu dönüşüm sayesinde. Ancak, bu bültendeki “ay toprağında bitki yetiştirildi” haberiyle birlikte değerlendirdiğimizde, aradan geçen 50 yılda nasıl bir yolculuktan geçtiğimiz gülümsetiyor.
İyi bildiğimiz görüntüler o günler için bir yenilik.
İyi bildiğimiz görüntüler o günler için bir yenilik.
Duyurular
KareAs isimli kanalın yayıncıları Kitap Atlası adını verdikleri programlarının son bölümlerinde “Çözülme” tahliline yer vermişler. Kendilerine teşekkür ediyorum.
Kitap Atlası - Yerli Bilimkurgu - Tevfik Uyar - Çözülme - Ş.Yüksel Yılmaz - Halaskar - Notos
Kitap Atlası - Yerli Bilimkurgu - Tevfik Uyar - Çözülme - Ş.Yüksel Yılmaz - Halaskar - Notos
Devamı...
Bir haftayı daha geride bıraktık! Yenisi yayımlandığı zaman bu bülteni e-posta olarak almak isterseniz şu formu kullanarak abone olabilirsiniz.
Elbette sevdikleriniz de okusun istiyorsanız, onlara da aynı tavsiyede bulunabilir ya da bu bülteni -e-posta olarak aldıysanız- iletebilirsiniz.
Hepinize iyi haftalar diliyorum.
Bu konuyu sevdin mi? Evet Hayır
Tevfik Uyar
Tevfik Uyar @tevfik_uyar

Bilim(+kurgu) Yazarı & Bilimsel Şüpheci, PhD. @HBT_Dergi @Yalansavar / @AcikBilim.

Abonelikten çıkmak için buraya tıkla.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buraya.
Created with Revue by Twitter.
Istanbul